Köpek postlu bir hayvandır. Bu post, onun dış etkilere karşı
korunmasını sağladığı gibi görünümünü güzelleştiren bir değer de
taşır. Köpeklerin bir bölümünün tüyleri kısa, bir bölümünün orta
uzunlukta, bir bölümünün ise oldukça uzundur. Doğal olarak uzun tüylü
türler, daha büyük ve özenli bir bakım gerektirir. Özellikle tüy
değiştirme zamanı olan ilkbahar, ve sonbahar süresince, bu iş daha
büyük bir önem kazanır. Gerekli bakım yapılmadığı takdirde, köpeğin
yaşadığı tüm çevre tüy döküntüleriyle dolar. Bu ise insanların sağlığı
açısından büyük sakıncalar içerir. Köpek için ise başka açıdan önem
taşır.
Fırçalanmayan ve bakılmayan tüyler, köpeği rahatsız eder,
kaşındırır. Onları kendi çabasıyla düşürmeye çalışır. Bu ise
yaralanmasına, cildinin çizilmesine ve mikrop kapmasına yol açabilir.
Bazı deri hastalıkları ortaya çıkabilir. Bütün bu sakıncaları önlemek,
köpeğin sağlıklı bir cilde ve tüylere sahip olmasını sağlamak için,
normal zamanlarda günaşırı, tüy dökümü süresince günde bir kez
fırçalamak yararlı ve gereklidir. Ancak, derinin bu devre içinde son
derece hassaslaştığı unutulmamalı, sert kıllı fırçalar kullanmaktan
kaçınılmalıdır.
Köpeğin özel bakım gerektiren bir tür olmadığı durumlarda, genel
olarak şöyle bir yol izlenebilir. Tüylerin fırçalanmasına baş üstünden
başlanılır ve orta sertlikteki kıl fırça ile hayvanın gerisine doğru
sıkıca sıvazlanarak taranır. Sırt bölgesinin taranması bitince, göğüs
yöresi ve köpeğin yanları aşağıya doğru ayaklara varıncaya değin
düzenli sıralar halinde fırçalanır. Bundan sonra kıllar çıkış yönünün
tersine, bir kez daha fırçalanır. Bu tarayış, kıl diplerini
güçlendirdiği, deriye masaj yerine geçtiği gibi, kıl diplerine
yerleşmiş bulunan toz ve zararlı maddeleri de kabartır. Bundan sonra,
yeniden düzgün yönde bir fırçalama ile tüy bakımının birinci aşaması
bitirilir.
Islatıldıktan sonra sıkılarak suyu iyice alınan pamuklu bir bez
parçası, eski bir fanila ile köpeğin tüyleri çıkış yönünde
bastırılarak silinir. Göğüs, karın, bacak ve bacak araları iyice
temizlenir. Bu arada deri iyice araştırılarak, kene, pire gibi
zararlıların bulunup bulunmadığına bakılır. Eğer görülürse önlemleri
alınır.
Kısa Tüylü Köpeklerin Taranması: Kısa tüylü köpeklerin taranmasında
kısa ve yumuşak kıllı fırçalardan yararlanılır. Sert ve uzun kıllı
fırçalar kullanım bakımından elverişsiz olduğu gibi, köpeğin derisini
de çizebilir. Bundan sonra tüylerin çıkış yönüne doğru yapılan
fırçalanmayla bütün toz ve pislikler atılır. Köpeğin tüyleri düzenli,
parlak ve sağlıklı bir görünüm kazanır.
Uzun Tüylü Köpeklerin Taranması: Uzun tüylü köpeklerin
taranmasında, uzun ve sert kıllı fırçalardan yararlanılır. Böylece sık
ve uzun tüylerin arasına girip onları temizlemek ve havalandırmak,
düzen vermek mümkün olur. Bu amaçla, dişleri aralıklı taraklardan, tel
fırçalardan da yararlanılabilir. Özellikle Kaniş gibi tüyleri kıvırcık
ve sert olan türlerin tüy bakımında böyle taraklar ve tel fırçalar
gereklidir.
2. Dişlerin Bakımı:
Genç ve sağlıklı köpeklerin dişleri beyaz, parlak ve diş
taşlarından arınmıştır. Diş sağlığının, yaşla olduğu kadar beslenme ve
bakımla da büyük ilişkisi vardır. Gelişme çağlarında kalsiyum
gereksinimi yeterince karşılanan köpeklerin dişleri güçlü ve sağlam
olur. Erişkin olduğunda, gevrek, iri sığır kemiği verilen köpeklerin
dişlerinde diş taşları oluşamaz ve dişler aşınmalara karşı direnç
kazanır.
Dişlerdeki renk sararması, kötü ağız kokuları her zaman diş
taşlarından ileri gelmez. Kimi kere bunların nedeni sindirim
bozukluklarıdır. Dişlerde görülen önemli arızalar ve diş taşları için
mutlaka bir veteriner doktora gitmek gerekir. Ancak, kirli ve sararmış
dişler, sertçe bir bezi limon suyuna batırarak silmek veya hidrojen
perokside batırılmış bezle oymak suretiyle temizlenip
beyazlatılabilir. Dişleri temizlemek amacıyla, kullandığımız türde diş
fırçalarından da yararlanmak mümkündür.
3. Göz ve Kulak Temizliği:
Sağlıklı bir köpeğin gözü temiz, parlak ve canlıdır. Çapaklı, donuk
ve kanlı gözler sağlıksızlık belirtisidir. Köpeklerde göz temizliğine
özen göstermek, çapaklanma ve kanlanma olduğunda, asit borikli suya
batırılmış bir pamukla gözleri silip temizlemek gerekir. Çoğunlukla
üşütmeden ileri gelen çapaklanmalarda Camomile ve Borasit
solüsyonlarının kullanılması yarar Sağlar. Aşırı ve inatçı olaylarda
veteriner doktora başvurulmalıdır.
Kulaklar, köpeklerin önemli olduğu kadar duyarlı ve hastalıklara
açık bir organıdır. Köpeğin tüylerinin fırçalanması sırasında kulaklar
bilhassa incelenmeli kulağın içine doğru giden kıllar dışa doğru
taranmalıdır. Köpeklerin kulaklarında, havadaki tozların kulak
içlerine girmesini önleyen bir nemlilik vardır. Bunu, kulakta bulunan
salgı bezleri sağlar. Böylece kulak kepçesinde tutulan kirler, duyarlı
bölgelere girme olanağı bulamazlar. Ancak bunların kulak kepçesinde de
fazla oranda birikmesi hastalıklara yol açar, sakıncalar doğurur.
Bunların, asit borikli Suyla hafifçe ıslatılmış veya zeytinyağı ile
nemlendirilmiş bir pamuk parçasıyla gerektikçe temizlenmesi
zorunludur. Ancak bu temizleme sırasında büyük özen gösterilmeli kulak
iç
Kulak kepçelerinde biriken kirlerin temizlenmesi, kulak sağlığı
konusunda ilerde doğabilecek sorunların önüne geçer.
Kulakta görülebilecek akıntılarda dikkatli olunmalı, böyle durumla
karşılaşıldığında zaman yitirilmeksizin veterinere başvurulmalıdır.
Çünkü bu belirti, önemli bazı hastalıkların habercisi olarak
görülebilmektedir.
4. Ayak ve Tırnakların Bakımı:
Özellikle ev dışında yaşayan, av gibi yürüyüş gerektiren görevler
yüklenmiş bulunan köpeklerin ayaklarında aşınmalar, yaralanmalar,
çizilmeler, tırnak kırılmaları görülebilmektedir. Bu nedenle, yapılan
bakım sırasında ayaklar da gözden geçinilmeli, hayvana rahatsızlık
veren bir durum olup olmadığı araştırılmalıdır.
Ayak ve tırnaklar bu iş için kullanıma elverişli bir fırça ile
fırçalanmalı, eğer varsa, tırnak arasına sıkışmış olan kurumuş çamur
parçaları, toz ve kinler temizlenmelidir. Dolaşılan yerlerde bulunan
keskin kenarlı kayalar veya kırık cam parçaları, köpeğin taban
yastıklarında derin kesiklere neden
Tırnaklarda kırılmalar olabilir, taban yastıklarına kıymık, diken
batabilir. Bu gibi durumların bakım ve tedavisi anında yapılmalı,
kesik, çizik ve tırnak yaralarının ihmal edildiğinde bazen büyük
sorunlar çıkartabileceği unutulmamalıdır.
Kırılan tırnaklar gibi aşırı uzayan tırnaklar da bakım gerektirir.
Normalden fazla uzayan tırnaklar kimi kere kıvrılarak köpeğin etme
batar ve iltihaplanmalara yol açar. Kimi kere ise, sağa sola takılarak
köpeği rahatsız eder ve sonunda kötü bir biçimde kırılır. Bütün bu
nedenlerle zaman zaman köpeğin tırnağını kesmek gerekir. Köpeğin
tırnağı, ya bu iş için özel olarak yapılmış bulunan Papağan Gagası
adıyla anılan özel bir makasla, ya da manikür takımlarında bulunan
herhangi bir tırnak pensi ile kesilebilir.
Tırnak kesilmesi,düşünüldüğü kadar basit bir iş değildir. Yanlış ve
hatalı kesim büyük sorunlar yaratabilir. Tırnağın kesim sırasında
fazla derin alınması kanamalara ve iltihaplanmalara yol açar.
Resimdeki kesime dikkat ediniz. Tırnak, fazla derine gitmeden ve
tırnak ucu kütleştirilmeden kesilmektedir. Pürüzlü ve kırık tırnakları
törpülemek gerekir. Bu amaçla bildiğimiz tırnak törpüleri kullanılır.
Törpülemenin, tırnağın çıkış yönünde olması gerekir. Ters yöne doğru
yapılan törpüleme tırnak köklerini zedeler ve iltihaplandırır.
Bakımlı ve sağlıklı bir köpeğin ayaklarında, tırnaklar arasında
yabancı herhangi bir madde bulunmaz. Tırnaklar bakımlı ve düzgündür.
Uzamış, çatlamış, kırılmış tırnak yoktur. Taban yastıkları bakımlıdır,
kesikler, yaralar ve kabuklanmalar görülmez.
5. Yıkama ve Temizleme.
Köpeklerin cilt dokusu, insanlarınkine oranla çok değişiktir.
Köpeklerin ter bezleri yoktur. Yani terlemezler. Köpeğin derisi
insanınki gibi hava almaya elverişli yapıda da değildir. Buna karşın
köpek zengin sayılabilecek yağ dokusuna sahiptir. Bu yağ bezleri
deriyi yumuşak ve dirençli kılan. Köpekleri, koktukları gerekçesiyle
sık ve aşırı yıkayanlar, onların sağlığıyla oynar. Köpek, zorunluluk
olmadıkça yıkanmamalıdır. Yıkanması gerektiğinde, bu sıcak yaz
aylarına rastlatılmalıdır ya da çok iyi kurulanmasına özen
gösterilmelidir. Aşırı yıkama derideki yağların yitirilmesine, derinin
kuruyarak çatlamasına, tüylerin canlılığını kaybetmesine yol açar.
Soğuk havalarda, özellikle ev dışında barındırılan köpeklerin
yıkanması şiddetli soğuk algınlıklarına neden olabilmektedir.
Köpek, sağlığı açısından gerekli olduğunda veya sıcak yaz aylarında
sı olmamak koşuluyla yıkanabilir. Köpeğin yıkanmasında bazı noktalara
dikkat edilmelidir. Köpeğin yıkama suyu veya soğuk olmamalı, 35 C0
dolaylarında bulun malıdır. Köpeğin yıkanmasında kullanılacak şampuan,
içinde yağ ihtiva etmelidir.
Kulaklara su kaçmaması için, birer parça pamukla kulakların
kapatılması yerinde bir önlemdir. Çünkü, kulağa kaçan su büyük
sakıncalar doğurur. Yıkanacak köpek, bir banyo küvetine, genişçe bir
lavaboya veya leğene yerleştirilir. Baş kısmı hariç tüm gövde güzelce
ıslatıldıktan sonra şampuan dökülerek köpürtülür ve bu köpükler, başın
dışında bütün vücuda yayılır. Parmaklarla köpeğin vücuduna masaj
yapılarak kirler kabartılır. Daha sonra, bu köpükler tümüyle
temizleninceye, tüyler arasında sabun zerrelerinin kalmadığına emin
olununcaya değin, uygun sıcaklıktaki suyla yıkanır. Bu arada, bir
sünger ıslatılıp iyice sıkıldıktan sonra, köpeğin başı, yüzü, ağzının
çevresi, gözlerin etrafı iyice silinip temizlenir. Bundan sonra köpek,
yıkanılan yerden bir havluyla alınır. ılık, rüzgarsız, hava cereyanı
olmayan bir yerde, eğer varsa elektrikli kurutma makinesi ile, yoksa
havlu ile mümkün olduğunca kurulanır. Tüyler çıkış yönünde taranıp
fırçalanır.