
Bu sayfada bir annenin feryadı var.
Buz'umuzu yaşatmak için yapılanlar, hastalık döneminden ölümüne kadar
geçen dönem.. Bu duyguları sizlerle paylaşmak istedik..
BUZ' umuzun
abisi askere gitti, ablası da şehir dışında okuduğu için yılbaşından
sonra evimiz bomboş kaldı. Yani bir anda ikinizin yokluğunu da
hissettik. O sıralar BUZun keyfi yoktu ona alfoxil aldık. Biraz olsun
düzeltti. Sonra tekrar ishali başladı. Ben hep patates ve pirinç
veriyordum. Ama bu arada hep sizin gelmenizi bekliyordu, tekrar
gidince sizler kötüleşmeye başladı. 15 ocak ta ishal için veterinere
gittik. İshal, vitamin, antibiyotik iğneleri yaptı. Bir de antibiyotik
ilaçlar verdi. Ama hiç bir şey yemek istemiyordu, etlerin arasına
gizleyip zorla ilaçları içmesini sağlıyordum. Ama hala bir düzelme
olmadı. Dış görünüşü gayet sağlıklı ama biraz zayıflamaya başlamıştı.
20 ocak ta tekrar veterinere gittik. Kan tahlilleri yapıldı ve
karaciğerinin iyi olmadığını söyledi. Saat 11 den akşam üstü 6 ya
kadar serum verildi. İğneler yapıldı. Eve geldik çok iyi görünüyor ama
yine yemek yemiyor. İshal ve kusmalar devam ediyor.Ertesi gün tekrar
serum verildi ve ertesi gün.. ertesi günler böyle devam etti.26 ocak
günü,BUZ yukarı çıktı. Yatağına yattı sonra inemiyor merdivenlerden.
Herhalde gözleri bulanık görüyor dedim kendi kendime. Kucağıma aldım.
Tabi çok zayıfladığı için çok zor olmadı indirmesi. Ama hıçkıra
hıçkıra ağlamaya başladım,küçük oğlum ne oluyor sana diye.. bu geçen
süre boyunca aşağı da koltukta yattım onun da koltuklara çıkmasına
izin verdim,ceylan gözlü oğluma...
Bu geçen günler boyunca yaklaşık 15 gün boyunca ne ishali bitti ne de
kusmaları... Sizlerle telefonda konuşurken belli etmemeye
çalışıyordum. Ama bu arada ben bittim, çok çöktüm. Kolay mı gözünün
önünde BUZ u öyle görmek. Ona bir bebek gibi bakıyordum.
27 ocak günü
yürürken sağa sola çarpınca gözlerinin görmediği kesinleşti. Zaten
yine veterinere serum için gidecektik, onlar da çok üzüldü BUZ u öyle
görünce. 3 şişe seruma çıkarıldı, içine de ilaçlar katıyorlardı.
Çocuklarınızdan birinin muhakkak gelmesi gerek diyordu veteriner.Yine
aynı gün artık burada bırakın, biz ilgileniriz siz de mahvoldunuz
dediler. Yok dedim ben de bırakıp gidersem daha kötü olur dedim.
Bu arada
veteriner bir şeyler yedirmeye çalışıyor ve bende evde yedirmeye
uğraşıyordum. Sadece zorla yoğurt yedirebiliyordum. Veteriner giderken
de av etli mama verdi,eğer yedirebilirseniz diye. O gece yedirdim
bütün kutu mamayı. Nasıl sevindim, iyi olacak artık dedim. Veteriner
intihar ediyor onun için bir şey yemez derdi.Yediğini kimselere
söylemedim nazar değmesin diye, oğlum iyi olacak abisi ablası gelecek
diye konuşurdum.
BUZ benim arkadaşımsın, iyi ol, beni kim koruyacak derdim, bakar ve
beni yalardı canım oğlum benim. Anneni üzme bak ağlarım diye
konuşurdum.
Ama bu günler
zarfında o kadar uysaldı ki, ne mızmızlık ne huysuzluk yapardı, insan
gibi her lafımı anlardı,belki insan olsa huysuzluk yapar hastalanınca
ama Buz asla yapmadı melek gibi usluydu. Demek ki Allah tarafından. Su
an benim hissettiklerimi kimse bilemez, ona 7 sene emek verdik, evlat
gibi. Bu satırları yazarken hıçkırıyorum, ağlıyorum, feryat ediyorum.
Çocuklarım yanımda olmanızı hem istiyorum hem de istemiyorum. Çünkü
BUZ u eski haliyle hatırlayın istiyorum.
27 ocak pazar günü veterinerden geldik. Gözleri görmediği için bahçede
tuvaletini yapıp giriyordu.Zaten yemediği için de ishal çıkarıyordu.
Ona böyle dayanamıyordum, sarılıp ağlıyordum. Veteriner belki bana
belli etmiyordu, gözlerinde ki perde geçer, sarılıktan dolayı
diyordu,düzelir diyordu. Ben de açılır ümidiyle her an kontrol
ediyordum. Eve gelince benim sesime geliyordu, hep sehpaları falan
kaldırmıştım ki çarpmasın diye.
O gece
11'e kadar uyudu,sonra 12 gibi tekrar tuvaleti için çıkardım
bahçeye. Ama bu sefer içeri girdikten sonra yatmadı, oturmadı
hep ayakta bekliyordu. Uğraşarak oturttum. Allah'ım yardım et
diye dua ediyordum. Hasta bile olsa dizinin dibinde bir can, bir
arkadaş, bir nefesti. Çocuklarımın yokluğunu BUZ unutturdu ya da
azalttı. Allah'ım ne olur oğlumu kurtar diye feryat ediyorum,
dayanamıyorum, titriyorum, arkadaşım iyi ol artık diye
ağlıyorum.
Yine bu kötü 27 ocak gecesine dönelim, gece 12 de çıkıp
geldikten sonra uyumadı ve yatmadı, yatıramadım oğlumu. Gece 2-3
civarlarında kapıya doğru yürüdü, topallıyordu, dışarı çıkmak
istiyor diye düşündüm, bir ishal bütün gündüz yediklerini
çıkardı,dışarı kadar dayanamadı yavrum, olsun oğlum dedim.
Kucağıma alıp halıya yatırdım. Gözlerini bir noktaya dikti bu
arada da hızlı hızlı nefes alıyordu. Saat 4 oldu,yatıyor ama
uyumuyor gözleri açık yavrumun. Gözlerini kapamaya çalışıyorum
uyusun diye. Yanına yattım, kucakladım, beni yalnız bırakma
dayan oğlum, güçlü ol diyorum. Ağzından salyalar akmaya başladı,
siliyorum sürekli, öpüyorum ama öleceğini düşünemiyorum.
Yapayalnız sabahın 5 i mahvolmuşum, biri bizi gözetlese
ağlayarak seyreder. Saat 6 ya doğru veterineri uyandırdım,
anlattım durumunu, üstünü örtün, rahatsız etmeyin, artık onu
serumlarla zorlamayalım dedi. Ağlıyorum-ağlamıyorum
hıçkırıyorum, bağırıyorum. BUZ yavrum iyice kötüledi.
Görümcemleri aradım, ne olur gelin diye.
BUZ’um ,oğlum,can yoldaşım çırpınıyor,sürekli nefesini
dinliyorum, bakamıyorum, Allahım ne olur yardım et diye
hıçkırıyorum. Ve oğlumu kurtaramadım,yapabileceğim hiçbir şey
yok artık,sadece ağlıyorum.
BUZ’um hayata veda etti!!! Gözlerini kapatamadım, açık kaldı hep
abisini bekledi dayanamadı hasretine... Ağzına biraz su
damlattım,nefesini hala duymaya çalışıyorum. Asil oğlum, öyle
kibar yatıyordu ki.... Üzerine çarsaf örttüm yatıyor, benim
acımı kimse anlayamaz,canımdan can koptu!
Sabah oldu 28 ocak Pazartesi, BUZum yok,evden çıt çıkmıyor,
ölmek istiyorum bende, deli olacağım, Allah'ım sabır ver diye
yalvarıyorum. Baş sağlığı için herkesler geliyor, yerde yatıyor
hala. Üstünü örttum, patiklerini giydirdim, üşümesin oğlum diye.
Herkes ne zaman toprağa vereceksin diye soruyor, ben
çocuklarımı aradım, konuştum ama söyleyemedim, BUZ öldü
diyemedim.
Bugün gömmeyeceğim, oğlum yanımda bir gün daha kalsın
dedim, kombiyi kapattık ev soğuk olsun diye. ASLAN PARCAM şu an
salonda yatıyor, kokar dediler,hayır dedim ev soğuk..... Oğlumu
topraklara koyamıyorum, üşür diye ,nasıl dayanırım bu acıya,
yavrularım Allah sizlere ömür versin, acınızı göstermesin.
Allahım bu anları size göstermedi, çok zor dayanılmaz bir acı...
Gidip gidip yüzünü açıp oğlumu öpüp öpüp sarılıyorum. BUZ buz
gibi oldu. Ama oğlumdan hiç ürkmüyorum, sevip geri yüzünü
örtüyorum, üşümesin diye yavruma sarılıyorum.
Bu gece böyle kötü bir şekilde geçti... Veterineri aradım, çok
bekletmeyin dedi. 29 ocak bugün oğlumu toprağa vereceğiz,
sizlersiz bir gün... Oğlumla son dakikalarım. Ona son defa
sarılıyorum, Sizlerin yerinede! Onsuz bu evde yaşanmaz, çıt
çıksa korkuyorum, yukarı çıkıp bağırıyorum, BUZ gel diye...
Bomboş dünya... aslan gibi oğlum yerde yatıyor,ağlamaktan artık
gözlerim görmüyor. Gelen misafirler mutfakta oturuyor,BUZ
salonda onu kimse rahatsız etmesin diye. Bugün ikinci gün ama
hala kokmadı mis gibi. Dışarıda köpekler havlıyor,BUZ kalk kim o
diyorum, kalkmıyor, ne olur küçük oğlum diye yalvarıyorum. Bu
dakikalarda sizler napıyorsunuz acaba, acımız çok büyük
yavrularım, ama alışmalıyız!
BUZu oğlumun evinin bahçesine gömeceğiz. Onun yeri orası.
Oğlumda öyle isterdi. Hayvanlar parçalamasın diye iyice derine
gömüldü. ama tüm bunlar olurken ben perişanım, oğlum buzz
birazdan bizleri bırakıp gidecek . NİYE BUZZ, NİYE BİZLERİ
YALNIZ BIRAKIP GİTTİN.... Çocuklarım sizlere söylemek istedim
dün ama yapamadım.Sizler uzaklardasınız, bir da sizler
üzülmeyin,elinizden bir şey gelmeyecek diye düşündüm.
Beni bağışlayın yavrularım.... Sizler sağ olun... Artık yazacak
gücüm kalmadı....
Dün
oğlumu toprağa verdikten sonra yazamadım, gücüm bitti.
Gömerken İki patiğini giydirdim, diğer ikisini de hatıra
bıraktım. Son defa bebeğimi öptüm, kucakladım, mis gibi bana
bakıyordu küçük oğlum. Son yolculuğuna uğurlamak üzere evden
çıktık. Anneni nasıl bıraktın oğlum diye ağlıyorum. Derin
kazın bir şey olmasın ona diyorum. Birkaç kez kazma kürek de
ben kullandım, oğlum için son vazifem. Arkadaşım benim, seni o
soğuklara nasıl bıraktım diye ağlıyorum,evde üşümesin
ayakların diye sıcak sularla yıkardım.
Eve geldik kapıyı açtım,kimse karşılamadı, BUZZZ diye
bağırdım, yokkk, nerdesin oğlum biz geldik dedim yine
gelmedi.Oğlum artık yoktu. Gelir mi acaba diye pencereden
bakıyorum bekliyorum onu. BUZ suz bir gece yaşadım,onun
yokluğu belli oluyordu, onun sıcaklığını hissedememiştim.
Bütün gece üşüdüm.
 |
Sabah kalktım onsuz ilk sabahım, BUZ diye bağırdım gene yok,
anladım ki artık Buz beni bıraktı, gelmeyecek. Oyuncakları
topladım, zincirini sakladım-görmeyeyim diye-Ama ben her zaman
olduğu gibi bahçeye çıktım, etrafa bakındım, oralarda mı diye
YOK,YOK,YOKKKK... Ama her köpek havlamasında dışarı bakıyorum
Buz mu geldi diye? Arkadaşım,can yoldaşım, sensiz nasıl
yaşayacağım, bu evi sevmiyorum artık, bu ev senin içindi.
Şimdi çocuklarımı düşünüyorum onlar eve gelip BUZ nerede diye
sorduklarında ben ne diyeceğim?
Bazı insanlar köpek derler umursamazlar,bence yüzlerce insana
onu değişmem, dili yok ki insanları kursun, sadık dostum
hareketleri ile sevgisini belli ediyordu, onun yerine
koyabileceğim bir insan bile düşünemiyorum. O da benim bir
evladımdı, evladını insan hiçbir şeye değişir mi? Çocuklarım
yokken onunla konuşurdum beni dinlerdi, ben ağlarken yüzümü
yalardı. Şimdi çok yalnızım, ne olur gel oğlum, seni sevenleri
ağlatma...
HAVLAMAYIN KÖPEKLER NE OLUR!!!!
Etraftaki köpekler bazen çok havlıyor, sinir oluyorum, çünkü;
benimki havlamıyor.
Bugün Buzun 7si, yasım hala devam ediyor, ne kadar yalnızım,
meğer küçük dostum beni ne kadar oyalıyormuş. Onun yokluğuna
alışmak için çok çaba sarf ediyorum.
BUZun resmini de sizinkilerin yanına koydum yavrularım. Sabah
kalkıyorum, günaydın kuzucuklarım diyor başlıyorum ağlamaya,
yavrularım Allah sizlere ömür versin.
Cici kemiğini hep saklayacağız, seni hiç bir zaman
unutmayacağız BUZ... Seni çok sevmiştik, emek vermiştik.
“Küçük dostum BUZ, ölumü sana bir türlü yakıştıramadım, ölüm
sana yakışmıyor.”
Kara
oğlum, kıllım, arkadaşım.... Bunları anlamak için anne olmak
lazım, ben buzunda annesiydim.
“DOYMADIM ,DOYAMADIM
SEVMELERE SENİ BEN,
KOYMADIM, KOYAMADIM,
HİÇ KİMSEYİ YERİNE...”
BUZ’UMUZ SENİ HİÇ BİR ZAMAN UNUTMAYACAĞIZ...
SENİ HALA ÇOK SEVİYORUZ...
RAHAT UYU SEN BEBEĞİM...
Annen, Abin ve Ablan
|
|